Bu hafta okullar kapanıyor. Damla her gün deniz kum diye sayıklıyor.
Biz her yaz annemlere Marmara Ereğlisi`ne gideriz. Kardeş ve yeğenler yaz boyu bol bol hasret giderir fazlasıyla doyarız yazlığa ve birbirimize .
Orası çocuklarımıza cenneti, bize ise tam bir koşturma ve yorgunluk yerini ifade ediyor aslında. Arada asıl “tatil” diye nitelendirdiğim 1 hafta 10 günlük bir tatil köyüne ve ya farklı bir yere gitmezsek o yaz tatil yapmamış sayıyorum kendimi.
Yazlık demek elbette deniz, temiz hava, serinlik demek ama yine her iş size bakıyor. Sabah kalktığınızda açık büfe yok, odalarınız temizlenmiyor, öğlen yemeğiniz, akşam yemeğiniz alışveriş yine size bakıyor.
Şimdi “nankör olma” diyenler var biliyorum. Şükretmem lazım, ediyorum da. Çoğu çalışan insan ve ya bu imkânı olmayan insanlara ayıp etmiş oluyorum belki. “Yazın o sıcağında İstanbul`un nemli bunaltan havasını solumuyorsun, denizin kenarındasın işte neticede daha ne istiyorsun” diyenleriniz olabilir.
Haklısınız. O konuda şanslıyım ama ne bileyim çocuklarla pek tatil olmuyor işte. Hele ki Demir şimdi hiç durmuyor. Hep bir araştırma ve yaramazlık peşinde. Merdiven inip çıkmak en zevk aldığı şey.
Neden tatil olmuyor? Çünkü kafama göre yatıp güneşlenemiyorum, uzanıp kitap okuyamıyorum, istediğim kadar yüzemiyorum. Bahçede 10 dk oturup çay keyfi yapamıyorum. Yani tatil yapmıyorum. Çocukları ufak olan her kadın gibi
Mutlu eden nedir? Çocukların mutlu olması ebette. Neticede onlar mutlu olsun, denizin kumun nimetlerinden faydalansınlar önemli olan bu değil mi?
İşte bizim yaz maratonumuz haftaya başlıyor.
Bu yaz ekstra işlerimiz de var.
Evini yenileyenler, taşınanlar kervanına ben de katılıyorum. Kısmetse temmuz sonu gibi taşınacağız.
Şimdi iki çocukla yaz sıcağında ev toplama ve yerleştirme nasıl olacak bilmiyorum. O yüzdendir ki bu yaz tatil yok bana. Ama çok istediğim bir şey olduğu için de heyecanlıyım.
Yeni ev, yeni çevre, yeni enerji demek benim için.
Bir diğer ekstra olayımız yine mutluluk verici bir olay. 9. kez teyze oluyorum . Kız kardeşim ikinci evladını kucağına alacak inşallah, o da Temmuz sonunda.
Güzel koşuşturmalar olacak bu yaz umarım her şey yolunda gider.
Lafı çok uzattık konuyu yemeğe bağlayamayacağım, direk tarife geçiyorum
Zeytinyağlı Kabak
Yaz aylarında bizim çocuklar için çok yaptığımız yemekler arasındadır. Hem hafif hem besleyici hem de kabızlık sorunu çeken çocuklar için özellikle yararlı bir yemek.

Gerekli malzemeler:
-3-4 adet kabak
-1 fincan pirinç
-1 orta boy soğan
-1 diş sarımsak
-1 portakal suyu
-Maydanoz
-sıvıyağ, tuz, 1 tutam toz şeker
-1 tatlı kaşığı salça
Yapılışı:
-Kabakları iyice yıkayıp kabuklarını soymadan yuvarlak olarak dilimleyin.
-Ufak doğradığınız soğanları sıvı yağda soteleyin.
-Kabakları tencereye koyun ve biraz soğanlarla birlikte karıştırın. Sarımsağı da doğrayıp ekleyin.
-Portakal suyunu ve 1-2 bardak su ekleyin ( kabakların üzerini örtecek kadar ). Tuz ve şekeri de ekleyin. Portakal suyu koymak istemezseniz limon dilimleri koyabilirsiniz.
-Salçayı da az suda karıştırarak yemeğin üzerine gezdirin.
-Kabaklar yumuşamaya başlayınca pirinci üzerlerine serpiştirin, en son bir avuç kadar maydanoz ekleyin ve pişmeye bırakın.
Ateşten aldıktan sonra soğumaya bırakın. Üzerine zeytinyağı gezdirin. Ufaklığa ve size afiyet olsun.
Çocuklarınızla yanıksız, dertsiz, kedersiz, kazasız, belasız, bol güneşli bir sezon diliyorum.
Sevgiler.
Ferah
|