Derin`ciğimin yerde yuvarlanarak ağlama halleri var. Gün içinde sekiz on defa yaşarız bunu… Bir fotosunu çekemedim hala…
Oysa tam dört yıldır, her gün aynı manzara… Çocukluk anılarının büyük bir bölümü; bu yerde tepinmeleri…
Geçenlerde, böyle bir sahne yaşıyoruz gene… Akşamüzeri altı civarı… Akşam yemeği saatimiz yani… Biliyorum erken bir saat ama sekizde yatabilmeleri için; yemek, banyo, süt vesaireyi düşünürsek aslında dört beş gibi akşam yemeği yesek de daha erken yatsalar keşke.
Konuyu başka bir mevzuya getirmek istiyorum aslında.
Günün bu geç saati, ben mutfakta iken, Derin gene yanımda böyle şahane istikrarlı bir ağlama krizi geçiriyor. Bu arada ağlama sebebi hep aynı; tatlı bir şey!
Sırasıyla Derin`in hataları:
1- Tatlı bir şeyi istemesi…
2- Zamansız istemesi…
3- Zaten zararlı bir şey istiyor, zaten zamansız istiyor, bir de ağlıyor…
Cevabımı siz biliyorsunuz bu durumda. Vermiyorum tatlı bir şey tabii. Benden Hayır`ı duyunca yerde dönerek ağlaması müthiş bir hız alıyor. İşin içine duvara tekmeler, benim üzerimi çekiştirmeler giriyor. Bir de diyorum ki ateşe barutla yaklaşarak; “Birazdan yemek yiyeceğiz”… Amma cesaret bende ki de ha! Vuu-huuu! Menüde ıspanak var diyemedim ama o ayrı.
Ağlıyor. Dönüyor. Duvarı tekmeliyor. Üzerimi çekiştiriyor. Rezalet bir görüntü kısacası.
Nanny 911 isimli bir program vardı burada bir ara. Evinize bakıcı bir hatun geliyor ve size ana-babalık öğretiyor. Nasıl istiyorum tam o anda kapı çalsa, gelse… İşin sırrını öğretse bana…
Yılmıyorum. İşime devam… Derin ağlıyor ama orada yok gibi bir hal içine giriyorum. Başım çatlıyor aslında.
Kırk beş dakika boyunca bu şekilde ağlıyor.
Böyle bir ortamda o 45 dakika bana 4-5 gün gibi geliyor.
Yılmıyorum.
Kıyamasam da, başım çatlasa da yılmıyorum.
Yerden kalkıyor.
Tacını düzeltiyor.
Sümüklerini koluna sile sile ablasının yanına gidiyor.
Konuşmalarını dinliyorum.
Diyor ki ablasına; “Çok denedim ama vermedi”.
Yaptığı her şey bilinçli! Yaşattığı her şeyi farkında yani!
Ufak çaplı bir şok geçiriyorum kendi dünyamda...
Anne olmayı çok seviyorum ama 1-0 galibim bu durumda…
Sonra bir de bugün gibi günler var hayatımda...
Gene fotoğrafını çekemediğim…
O ağlayan Bombişim koşa koşa yanıma geliyor, boynuma sarılıyor.
- Bugün hiç ağladım mı ben anneciğim? Diye soruyor…
- Hiç ağlamadın. Aferim benim kızıma diyorum…
- Yarın daha da iyi deneyeceğim. Ben de hiç ağlamak istemiyorum zaten diyor…
İçim eriyor, eriyor, eriyor…
Anne olmayı çok ama çok seviyorum ve aramızda kalsın ama hep onlar galip aslında…
|